“Filli Saat”, eğlenceli bir macerayı beyaz perdeye taşıyacak

Müslüman bilim adamı Cezeri’nin filli saatini korumaya çalışan iki çocuğun hikayesini eğlenceli bir dille anlatan “Filli Saat” adlı çocuk filminin çekimleri tamamlandı.

Bağcılar Çocuk Oyun Merkezi’nde çekilen filme ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan yönetmen Vural Eyikan, filmin konusunu, çekim sürecini ve hedeflerini anlattı.

Filmin senaryosunu Ali Poyraz ve Elif Koç’un kaleme aldığını aktaran Eyikan, hikayenin Bağcılar’da kale görünümündeki oyun parkında geçtiğini söyleyerek, “Filli saatin bir esrarı var, o kısım filme sürpriz kalsın. Bunun peşinde olan Gargagöz isminde bir kötü karakterimiz, saati koruyan bir oyuncakçı dedemiz ve oyuncakçı dedemize yardım eden iki süper kahraman çocuğumuz var. Öyle adlandırıyoruz çünkü filmde boylarından büyük işlere kalkışıyor çocuklarımız. İyi, güzel olanı kendilerine görev addedip, oyuncakçı dedeye yardımcı olmaya çalışıyorlar.” dedi.

Eyikan, farklı türlerde yapımların ardından çocuklara yönelik bir film yapmaya karar verdiklerini söyleyerek, yaklaşık bir yıl önce hazırlıklara başladıklarını dile getirdi.

“Filmin içerisinde yardımlaşmayı anlatıyoruz”

Çocukların dünyayı yetişkinler gibi algılamadığının altını çizen Eyikan, şunları kaydetti:

“Çocuklarda riyakarlık, yalan yoktur. İyi ya da kötü mantığıyla bakarlar. Biz de burada çocukların iyi tarafına hitap etmeye çalışıyoruz. Filmde yardımlaşmayı anlatıyoruz. Büyüklerin bir sıkıntısı, derdi olduğunda onlara yardımcı olmayla ilgili kavramları anlatıyoruz. Pedagojik olarak bakıldığında aslında filmimiz biraz değerler eğitiminin konusuna giriyor.”

Sette yaklaşık 40 kişiyle çalıştıklarına işaret eden Eyikan, 50’ye yakın çocuk oyuncuyla 7-8 yetişkin oyuncunun filmde rol aldığını aktardı.

“Diyarbakır annelerinin hikayesini çekeceğiz”

Eyikan, Filli Saat’in ardından, hazırlıklarına 7-8 ay önce başladıkları “Diyarbakır Anneleri”ni konu olan filmi hayata geçirmeyi planladıklarını belirterek, “Hikaye, senaryo aşamasını, kast görüşmelerimizi tamamladık. Ekim’in 15-20’si gibi de kısmet olursa sete girmeyi düşünüyoruz. Konu, çocukları dağa kaçırılan annelerin gözyaşı hikayesi. Diyarbakır’ın bir geleneksel türküsü var, ‘Ağla Gönül (Kekliğim)’ isminde. Biz de burada o türküye atıfta bulunarak filmimizin ismini ‘Ağlama Gönül Kekliğim’ koyduk. Bu setin hemen akabinde nasip olursa o filmimizin çekimine başlayacağız.” diye konuştu.

Sinemada yerli hikayelerin daha çok yer alması gerektiğine dikkati çeken Eyikan, şöyle devam etti:

“Şu an vizyonumuz, sinemamız, ekranlarımız yurt dışı içerik bombardımanına maruz. Burada biraz daha kendi dramımıza, kendi insanımızın çilesine, derdine yönelik işler üretelim istedik. 4-5 yıl önce bir Diyarbakır annesinin feryadıyla başlayan Diyarbakır annelerinin sesi bir çığ gibi büyüdü. Birçok sanatçı dostumuz buna kayıtsız kalmadı, şiirler yazdı, türküler, ağıtlar yaktı. Biz de kendi alanımızda, sinemayla ilgili buna destek olalım, bu hikayeyi sinemalara taşıyalım arzusuyla projeye giriştik. İyi bir şey yaptığımızı düşünüyoruz.”

“Çocuklar için de filmler yapılmalı”

Filmde oyuncakçı dedeyi oynayan Ferdi Akarnur, çekimlerde çocuklarla çok eğlendiklerini, seyircinin de eğleneceğini umduğunu söyledi.

Çocuklar için çok fazla film yapılmadığını kaydeden usta oyuncu, “Bu çocuk filmi gerçekten çok güzel olacak inşallah. Ben çocuk filmlerinde hiç oynamadım. İlk defa oynuyorum. Ama tabii ki tecrübemiz var yani meslekte 57 yıl bitti, artık o kadar olsun.” değerlendirmesinde bulundu.

Akarnur, keyifli bir çalışma olduğunu dile getirerek, “Çocuklar için böyle filmler yapılmalı. Bunlar sadece kitaplarda veya çocuk tiyatrolarında kalmamalı. Filmler daha güzel. Seyretmeleri, gelmeleri, görmeleri gereken bir ton hikaye var.” ifadelerini kullandı.

Çocuk filmlerinin, çocukların eğitimine katkıda bulunduğunu vurgulayan Akarnur, kendi torunlarının da çocuk tiyatrosuna gittiğini ve izledikleri oyunlardan etkilendiklerini dile getirdi.

“Burası bir oyun parkı, bizim için de plato gibi”

Gargagöz karakterini oynayan Hakan Bilgin, çekimlerde çocuk oyuncuların çok eğlendiğini belirterek, “Çünkü burası bir oyun parkı. Bağcılar Belediyesinin çok güzel bir tesisi, kale şeklinde bir binası var. Bizim için de bir plato gibi. Yönetmenimiz böyle bir alanı değerlendirmek istemiş. Bağcılar Belediyesi de bize kullanma hakkı vermiş. Ben de çocuk olsaydım önce oynamayı ve eğlenmeyi denerdim. Onlar da onu yapıyor.” ifadelerini kullandı.

Bilgin, filmde kötü adamı canlandırdığını söyleyerek, şunları aktardı:

“Filli Saat filmin ismi. Gargagöz, o saatin peşinde. Bir oyuncak takıntısı var. Onlarla konuşan kendine ait bir dünyası olan ve bunu biriktirmeye çalışan bir adam. Dolayısıyla oyuncakçı dedemizin bir oyuncağını elde etmeye çalışıyor. Filmin hikayesi de o yolculuk.” şeklinde konuştu.

Çocuk oyunculardan Eylül Ustaoğlu, filmde Esma karakterini oynadığını, hem film çektiklerini hem de oyun parkında eğlendiklerini söyledi.

Ahmet ile birlikte filli saati koruduklarını aktaran Ustaoğlu, “Bir tane oyuncakçı dede var. Hastalanmış sanırım. Hastanede olduğu zaman, biz de filli saati koruyoruz.” dedi.

Şükrü Can Özkul da filli saati korumak için kötü bir karakteri izlediklerini, tuzaklar kurarak onu engellemeye çalıştıklarını anlattı. Çekimlerin oyun parkında yapılmasından memnun olduklarını dile getiren Özkul, çok eğlendiğinin altını çizdi.

Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir de seti ziyaret ederek oyuncularla ve film ekibiyle sohbet etti. Bir süre yönetmen koltuğuna da oturan ve filmin bir sahnesinde başlangıç ve bitiş komutlarını veren Özdemir, tüm ekibi ve oyuncuları tebrik ederek çekimlerden çok etkilendiğini dile getirdi.

“Filli Saat” filmi hakkında

Eğlenceli bir kalede geçen “Filli Saat”, çocukların Cezeri’nin saati için verdikleri mücadeleyi konu alıyor.

Görüntü yönetmenliğini Muhammed Kantekin’in üstlendiği film, EMN Yapım ve Himer Reklam iş birliğiyle hayata geçirildi.

Kasım ayında vizyona girmesi planlanan filmin konusu şöyle:

“Cezeri’nin eşsiz saatinin gizli koruyucusu, Gargagöz adlı kötü karakterin eline geçmesini engellemek için büyük bir mücadele verir. Eskilerden gelen bir koruma döngüsü sayesinde saatin saklandığı yer, şimdi bir çocuk parkına dönüşmüş durumdadır. Koruyucu, bu mekanı mükemmel bir kamuflaj olarak kullanarak saati korumaya devam eder ancak Gargagöz, yırtık bir haritayla bu yeri bulur ve saate ulaşmaya çalışır. Bu noktada, muhafaza görevindeki küçük kahramanlar, tüm becerilerini ortaya koyarak Filli Saat’i koruma görevini üstlenir.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx