KKM’deki başarıyı GES’te de görebiliriz

Burcu GÖKSÜZOĞLU

TL’deki değer kaybı ve enflasyona karşı gelire endeksli senet (GES) gibi devreye yeni alınan ürünleri nasıl değerlendiriyorsunuz? KKM performansını düşününce ilgi nasıl olur?

Birkaç adımı beraber değerlendirmek lazım. Dediğiniz gibi kur korumalı TL mevduat, GES gibi ürünler neden düşünüldü ve neleri hedefl iyor ondan bahsedebiliriz. Dünyada arz yönlü bir enflasyon var ama Türkiye’de arz yönlü enflasyona talep yönlü enflasyon da eşlik etti. Enflasyonla başa çıkabilecek noktada adımlar atılıyor şu an. Örneğin kredi büyümesinin hızının yüzde 40’ların üzerine doğru seyrettiğini görüyorduk. Bunu aşağı çekmek için de bazı politika adımları atılıyor. Dolayısıyla öncelikle iç talebi azaltmak ve TL’yi belki sıkılaştırmak şu aşamada hedefl eniyor gibi gözüküyor. Bununla beraber KKM oldukça başarılı oldu. Mesela dövizdeki yükseliş hareketinin önünü kestiğini gördük. Çok ciddi yatırımcı da aldı. Gelire Endeksli Senet de yine Türk lirasını özendirici ve Türk lirasına yatırımı daha fazla teşvik edici bir unsur olarak karşımıza çıkacak. Getirilerine baktığımız zaman, hani yüzde 110’a kadar çıkabilecek gibi gözüküyor. İki tane kamu iktisadi teşebbüsünün gelirleriyle beraber, şu an yüzde 23’ler gibi bir beklenti paylaşılmış. Bunlara baktığımız zaman 6 aylık dönemde yatırım yapılabilecek ve Türk lirasının da cazibesini sürdürebilecek ürünler olarak gözüküyor şu aşamada. Ortodoks politikaların bu denli bir arz yönlü enflasyona çok da etki edemeyeceğini göz önünde bulundurarak, bu tarz politikalarla hem dövizin belli bir seviyede tutulması hem Türk lirası yatırımcısının tekrardan Türk lirasında tasarrufunu değerlendirmeye devam etmesi amaçlanıyor. KKM’de gördüğümüz başarının bir benzerini GES’te de göreceğimize inanıyorum önümüzdeki günlerde. Bu politikaları da göz önüne koyduğumuz zaman dolarda biraz daha yatay bir seyir bekliyoruz sene sonuna kadar.

Dolar/TL ve faizlerde beklentileriniz ne yönde?

Dolar/TL’de yönün yukarı yönlü olmasını çok fazla beklemiyoruz çünkü pek çok önlem alınıyor bu tarafta ve aslında geldiği seviyelerde çok hızlı bir yükselişle beraber gelmiş olan seviyeler. Biz dolar/TL’de genel olarak yatay bir seyir beklentisi içerisindeyiz yılsonuna kadar. Borsa için en pozitif yıl olabileceği beklentisiyle bütün portföylerimizde hisse ağırlığıyla başlamıştık. Belki yaz aylarını biraz yatay geçirir borsa ama, sonbaharla birlikte tekrardan bir yükselişin olmasını olası görüyoruz. Dolayısıyla hisse senetleri tarafında biz pozitifiz. Enflasyonist ortamda ve hatta kurlardaki yükselişin olduğu ortam bile borsayı destekleyebiliyor. Çünkü buradaki şirketlerin birçoğunun geliri, ihracatçı şirket olması sebebiyle veya gelirler de enflasyonla artabiliyor. Faiz tarafında aşağı gelmek biraz problemli olacak. Çünkü Türkiye özelinin dışında global piyasalar enflasyon baskısıyla mücadele etmeye çalışıp faiz seviyelerini yukarı çekiyor. Faiz tarafında hem çok aşağı hem de çok yukarı yönlü bir hareket beklemek çok gerçekçi olmayacaktır. Dolayısıyla buradaki ürünler de iç verim yaratacak şekilde yüzde 20-23-25 faizlerde, devlet tahvilleri de mevcut yeni gelire endeksli senet de benzer bir faizle çıkıyor. Bunlar iyi bir Türk lirasına alternatif getiri olarak karşımızda olacaktır.

Kritik dönemlerde emtialara ilgi artıyor, yılın geri kalanı için ve yılsonu beklentileriniz neler?

Altın tarafına iki şekilde bakmak lazım. Normal şartlar altında Fed’in her toplantıda faiz artırdığı bir dönemde biz altının yukarı gitmesini değil aşağı gelmesini bekleriz. Ama bir de Rusya-Ukrayna’nın yaratmış olduğu güvenli liman ihtiyacıyla birlikte de altına talep devam ediyor. Dönemsel olarak dünyanın bazı yerlerinde altın talebi olur. Örneğin Hindistan tarafında da önümüzdeki 1-2 ay altın talebi yüksek olacak gibi gözüküyor. Biz altının bir bant aralığında seyretmesini bekliyoruz. 1700’lerin altına veya 1900’lerin üzerine çok da fazla hareket yapmayabilir. Sanki yılı bu aralıkta bir yerlerde kapatabilir gibi bir beklentimiz var. Gram altında yatay seyir bekliyoruz. Gümüşün pozitif ayrıştığını düşünüyoruz. İlk tematik fonumuzu de o alanda kurduk. ESG, bu Environmental Social Governance dediğimiz sürdürülebilirlik temalı fonlar gümüş temasını barındırıyor. Örneğin bugün güneş panelleri veya elektrikli araçların bazı parçalarının içerisinde gümüş ciddi miktarlarda kullanılıyor. Bir yeni gümüş fonunu da zannediyorum 1-2 hafta içerisinde sunmuş olacağız. Dolayısıyla altın ve gümüş bizim için önemli temalar olacak. Bununla beraber sanayi emtiası pozitif olabilir ama gıda ile alakalı tarafın yukarlarda seyredeceğini bekliyoruz. Bir gıda fonunun da şu an kuruluş aşamasındayız. Muhtemelen bir ay içerisinde o da gelecek. Emtianın her çeşidinin negatif olmayacağını düşünüyoruz.

Yılın geri kalanı için ortalama bir yatırımcı nasıl bir portföy dağılımı yapmalı?

Bunu da iki şekilde değerlendirilebiliriz. Bildiğimiz standart fon gruplarındansa biraz daha fazla fonların portföylerinin dağıtıldığı ve fon yöneticilerinin uzmanlık alanına bırakılan fonlarda bulunmakta fayda var. Örnek vermek gerekirse, değişken fonlar. Bu değişken fonlarda da her risk seviyesine göre, mesela TEB Portföye geldiğinizde 2’den 7’ye kadar risk skalasında değişken fonlar mevcut. Almak istediğiniz risk seviyesinde değişken fonu seçerseniz. Yatırımcılarını üzmeyecek şekilde bu fonlar getiri sağlayabiliyorlar. Bu fonların esnek olması, pek çok varlığa yatırım yapması ve varlıklar arasında azaltma/artırma yapabilmesi, kendinizin yönetmesinden çıkıp fon yönetim şirketinin uzmanlığına yatırımlarınızı bırakmanızı sağlıyor. Dolayısıyla sizin risk seviyenize uygun olan değişken fonları seçmeniz bence en mantıklı tercih olacaktır ilk aşamada. İkinci aşamada uzun vadeli yatırımı biraz düşünmek lazım. Örnek vermek gerekirse Metaverse, sürdürülebilirlik teması, yapay zeka teknoloji veya tarım ürünleri üzerine. Bu gibi fonları alıp biraz da unutmak gerekiyor aslında. Bir miktar yatırımlarımızın yüzde 10’u olur, 20’si olur, 30’u olur. Uzun vadeli yatırımlarda getiriler çok ciddi artıyor. Enflasyonun da üzerinde ciddi getiriler yaratmaya başlıyorsunuz. Dolayısıyla biraz ya tematik olabilir ya da fon yönetim şirketlerinin uzmanlığına bırakılan değişen fonlar bu sene içerisinde en değerli fonlar olabilir. Tabii hisse senetlerinde genel olarak pozitifiz, dolayısıyla hisse senedi yatırımı yapmak için de veya bankacılık sektörü gibi bir temaya yatırım yapmak için de yanlış bir zaman olmadığını düşünüyoruz.

Metaverse fonuna 50 milyon TL yatırım

Yeni enstrümanınız metaverse fonunu 1 ay önce yatırımcılara sundunuz. İçinde ne var, aylık getirisi ne oldu, ilgi nasıldı?

Biz Metaverse’ü yaklaşık 8 aydır kendi içimizde de yakından takip ediyorduk. Ne yapabiliriz ve bunu nasıl doğru bir şekilde çıkartıp bir ürün olarak sunabiliriz diye bir araştırmalara başlamıştık. Özetlemem gerekirse, üçe böldük Metaverse’deki yatırımlarımızı. Öncelikle donanım.. Metaverse’e donanım yapan şirketlere yatırım yapmakla başlayalım portföyümüzü oluşturmaya dedik. Örnek vermek gerekirse Metaverse bir yapay gerçeklik yani gerçek dünyayla sanal dünyanın bir araya getirildiği platformlar yaratmada en önemli alet gözlük oluyor. Dolayısıyla bu bir donanım ve bunu yapan, bunlara altyapı sağlayan şirketlere yatırım yapabilir miyiz diye tarafları araştırdık. İkincisi, bu tarafta oyun şirketlerinden tutun da sanal gerçeklik dünyasını yaratan şirketlere kadar pek çok yazılım üreten firma var. Bununla beraber üçüncü aşamada da altyapı sağlayan şirketler var. Altyapı derken örneğin burada daha farklı internet hızı gerektiği için daha farklı işlemciler gerekiyor. Dolayısıyla biz bu altyapıya, donanıma ve yazılıma nasıl yatırım yapabiliriz diye baktığımızda bunu hisse senedi ve ETF’lerle en rahat yapabileceğimizi, bir fon yaratabileceğimizi düşündük ve bugün itibariyle baktığımızda yaklaşık 29 tane hisse senedini kendimize belirledik ve belirli ağırlıklarla, değişen ve sabit olmayan ağırlıklarla, bunlara bir yatırım yapma imkanını bu fonumuzla sağlamayı uygun gördük. Kurulduğu günden itibaren de ilgi gördü. Birkaç gün içerisinde 50 milyon TL’ye yakın bir giriş sağladı. Tabii henüz çok erken, biz ilk kuranlardan bir tanesiyiz. Sektörde 5-6 tane fon var bildiğim kadarıyla bu temada. Onların toplam büyüklüğüne bakarsanız sadece 250-300 milyon TL arasında bir büyüklükten bahsediyoruz. Türkiye’de yaklaşık 800 milyar TL’lik fon yatırımcısı olduğunu düşünecek olursak bu daha çok başlangıç. Metaverse fonu kurulduğundan beri belki 1000 tane yatırımcı aldı. Bir aylık dönemdeki net getirisine bakıyorum. Cuma günü itibariyle yüzde 15,75 gibi bir getiri var ve sadece bir aylık getiriden bahsediyorum. Şimdi buna kabaca baktığınız zaman neredeyse yüzde 300-400 mevduat karşılığı bir faize denk geliyor.

Yüksek enflasyonda tematik fonlar büyümesini sürdürecek

Türkiye’de tematik fonların geleceği ne olacak? İlgi sürecek mi? Farklı enstrüman görecek miyiz?

Sadece Türkiye’de değil, dünya genelinde ciddi bir enflasyon şokuyla karşı karşıyayız. Bununla da bildiğimiz standart para piyasası ürünleriyle veya sermaye piyasası ürünleriyle çok kolay başa çıkılmayabilir. Bu yüzden tematik fonlar bir gelecek veya bir temayı vaat ederek en azından müşterileri belli bir dönemde içeride tutmayı sağlayabilir. Değişken fonlar da keza bu arada öyle. Yani pek çok varlık sınıfına yatırım yaparak veya vaktinde varlık sınıfları arasında aktif yönetimle geçiş sağlayarak bir şekilde o getiriyi yaratmaya çalışacak. Bu yılın ilk 6 ayı açıkçası beni biraz endişelendiriyordu yıla başlarken. Enflasyon yükselirken getiriler olacak mı diye. Bugünkü getirilere baktığımda, tematik fonların sektörde yüzde 45-50’ler civarında ortalama getirisinin olduğunu görüyoruz. Bütün tematik fonları bir araya koyup yılbaşından bugüne getirilere baktığınız zaman bunların arasında yüzde 80-85 getiren fonlar mevcut. Ben yılın ikinci yarısında da bunun farklı olacağını düşünmüyorum. Muhtemelen yine enflasyonun üzerinde olmasa bile en azından civarında getirileri sektördeki pek çok fonun sağlayabileceğine inanıyorum.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.