Etsiz bir dünya mümkün mü?

Etsiz bir dünya mümkün mü?

Posted by
Etsiz bir dünya mümkün mü?

Etsiz bir dünya yakın mı? Bu zor mu, sıkıntılı mı? Ne zaman? Nasıl? Çok yakın zaman diyorsam, öyle 20-30 yıl değil. Belki çok daha önce. Çünkü özellikle hayvanların su ve yem ihtiyaçları önemli ölçüde su tüketimine neden oluyor. Basit bir hesapla şöyle söyleyeyim, üretimden sofraya gelinceye dek bir sığırın en az 15 ton, bir koyunun 10 ton, bir keçinin de 6 ton su tükettiği biliniyor. Çoğu var, azı yok.

Etsiz bir dünya mümkün mü?

Bu tüketim ise dünyanın yaşadığı susuzlukta, kuraklıkta , kıtlıkta önemli bir tehdit. Birleşmiş Milletler (BM) raporları, kuraklık uyarılarında özellikle et endüstrisi ve yanlış tarımsal planlamaya dikkat çekiyor. O yüzden de ‘etsiz günler’ yakın.

Etsiz bir dünya mümkün mü?

Hemen bir soru geliyor akla: ‘Peki insanlar protein ihtiyaçlarını nasıl karşılayacak?’ Tek protein kaynağı ‘hayvansal ürünler’ değil ki. Yani et, süt, yumurta…

Etsiz bir dünya mümkün mü?

Üstelik ‘endüstriyel et tüketimi’ni ‘insanlık dışı’ bulan yaklaşımlar da çoğalıyor. Küresel ısınmaya olumsuz etkisi, antibiyotik kullanımını etkisizleştirmesi… Salgın tehditleri…

Etsiz bir dünya mümkün mü?

Gelecek yıllarda ‘tarımın yıldızı’ olmasına kesin gözü ile baktığım baklagillerin bu konuda ciddi bir kaynak ve alternatif olduğu ortada. Yani nohut, bakla, bezelye, kuru fasulye, börülce, soya fasulyesi…

Bilimsel veriler, bunu ortaya koyuyor. 100 gram kırmızı ette yaklaşık 30 gram protein olduğunu varsayarsak, kuru baklagillerde de bu oran 100 gramda yaklaşık 20 gram. Üstelik kalsiyum açısından da zengin oldukları biliniyor.

İlk sinyal sütten

Etsiz bir dünya mümkün mü?

Neredeyse yakın. Hem ekonomik, hem daha kolay, hem de daha sağlıklı. Bu yüzden de bitkisel protein kaynakları son dönemlerde bilim insanlarının da üzerinde çalıştığı, yeni gelişmelere gebe bir alan. Hayvansal üretimin azalması ile dünya yeni kaynaklara yönelecek.

Kırmızı ve beyaz etin fiyatı da elbette arz – talep dengesi içinde artış gösterecek. Sütte, tavuk etinde kısa vadede yaşanan artışlar bu konuda ciddi sinyaller değil mi?

Etsiz bir dünya mümkün mü?

Bu hiç korkutucu değil. Üstelik belki sağlıklı.

Canlıların yaşadığı evrim gibi ‘insan beslenmesi’ de çağa, yeşil dönüşüme ve çevresel duyarlılıklara yönelik bir evrim geçirecek. Vejetaryen ve vegan beslenme her geçen gün arttıkça, gıda tüketimindeki modeller de daha çok konuşuluyor.

Etsiz bir dünya mümkün mü?

Örneğin tahıl ve baklagillerin birlikte sofrada yer alması. Zaten ‘geleneksel Türk mutfağı’ böyle. Nohutlu pilav, kuru fasulye pilav, ıspanaklı börülce gibi.

‘İklim krizi’ tehdidindeki dünya, şeflerin de yaratıcılık ve bilimselliğine daha çok ihtiyaç duyacak. Sağlık, sağlıklı toplum, yeşil ve mutlu bir gelecek adına…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir