’Deri sektöründe Rusya ve Ukrayna önemli ama esas pazar Avrupa Birliği’

Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği tarafından bu yıl 10’uncusu düzenlenen ’Deri ve Kürk Moda Fuarı (Leather & Fur Fashion Show)’ Antalya’da başladı. Serik ilçesi Belek Turizm Merkezi’nde bir otelde gerçekleştirilen fuar, 70 yerli üretici firmayla Rusya, Kazakistan, Ukrayna, Polonya, Gürcistan başta olmak üzere 20’ye yakın ülkeden yaklaşık 1300 yabancı alıcıyı bir araya getirdi.

2022’DE 2 MİLYAR 58 MİLYON DOLAR İHRACAT

İDMİB Başkanı Güven Karaca, DHA muhabirine yaptığı açıklamada, “2022 yılını çok olumlu rakamlarla, 2 milyar 58 milyon gibi ihracat raporuyla kapattık. Yüzde 18 artışımız var. Sadece ihracat değil katma değerli ürün satabiliyor muyuz bu çok önemli, ülkenin ekonomisi ve bizim gelişimimiz için. 9,2 dolar olan kilogram başı değerimizi 10,2 dolara yükselttik. İhracat yaptığımız ülke sayısını çok kuvvetlendirdik, e-ticaret ve e-ihracata yatırımlar yapıp 2023’e girdik” dedi.

’AYAKKABI SEKTÖRÜ EN ÇOK İHRACAT YAPAN SEKTÖR’

Ayakkabı sektörünün en çok ihracat yapılan sektör olduğunu vurgulayan Karaca, “1,2 milyar doların üzerinde 2022 rakamları. Sonra çanta, kemer ve aksesuarları sektörü, deri mamulleri ve ardından da deri ve kürk konfeksiyonu. Deri ve kürk konfeksiyon sektörünün çok önemli bir özelliği var. 118 dolarlık kilogram değerine sahip. Deri sektörü dendiğinde akla ilk Rusya geliyor ama rakamlar böyle demiyor. Uçak krizinden sonra deri sektörü tamamen pazar çeşitlendirmesine gitmiş. Şu anda yüzde 40 Avrupa Birliği’ne ürün satıyoruz. Rusya ve Ukrayna önemli ama esas pazar Avrupa Birliği. Rusya-Ukrayna krizi tüm dünyayı etkilediği gibi deri sektörünü de etkiledi. Coğrafi olarak ve ilişkilerimizin çok yakın olması tedarikte bizlere avantajlar sağladı. Biz bu dönemi pozitif atlattığımızı düşünüyoruz. Ukrayna’da savaş var, ihtiyaçları var. Rusya’da savaş var, diğer ülkelerin ambargosu var. Bu anlamda Türkiye ve deri sektörünün çok ciddi pozisyon aldığını, pozitif rakamlarla çıktığını görüyoruz. İki ülke de bizim için çok önemli. Savaş olsun istemeyiz ama savaş ortamında avantajlı çıktık” diye konuştu.

’DÖVİZ KURLARI İSTEDİĞİMİZ SEVİYELERDE DEĞİL’

Türk lirası bazlı girdi maliyetleri yükselirken, kurlarının istenen seviyelerde olmadığına işaret eden Karaca, sözlerine şöyle devam etti:

“Ülkemizde enflasyonla ilgili çok iyi mücadele var. Kimse enflasyon olsun istemiyor. TL maliyetlerimiz yukarı çıkarken, kur sabit kalınca ihracat imkansız hale geliyor. Bunun yanında finansmana ulaşım son yıllarda imkansız hale geldi. Bu üçü birleşince ihracat zorlanıyor. Ben sektörüme teşekkür etmek istiyorum. Bunların olmadığı, kurun desteklemediği noktada hala artış sergiliyoruz. Son 4 yıldır hem dünyada hem Türkiye’deki ekonomik koşullardan dolayı rakam vermek zor ama artışımızı devam ettirme hedefimiz var. Şu ana kadar bunu başardık. 2,3-2,5 milyar dolar arası bir rakama ulaşmayı hedefliyoruz.”

’HATAY BÖLGESİ BİZİM İÇİN ÇOK KRİTİK’

Deprem bölgesindeki çalışmalara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Karaca, “Deprem bölgesine tamamıyla bütünsel baktık. Kimin ne ihtiyacı varsa sektör olarak karşılamaya çalıştık; maddi, manevi ve ürün yardımı olarak. Daha sonra her şey oturduktan sonra sektör bazında bakmaya başladık. Hatay bölgesi bizim için çok kritik. Deprem bölgesinde sektör olarak en yoğun konumlanan yer Hatay. O bölgede 400 ayakkabı üreticimiz var. Orada deprem yaralarının sarılması yanında ticari faaliyetlerin devam etmesi gerekiyordu. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun destekleriyle ayakkabı sektörüne yeni bir sanayi sitesi tahsisi yapıldı. Oraya taşındılar. Barınma ihtiyacını da AFAD koordinasyonunda biz destek olduk. 400 imalatçımız yeni sanayi sitesine taşınmış durumda. Yaralar sarılmaya devam ediyor” dedi.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*