“Bayram sonrası vakalar artabilir”

Enis Yıldırım’ın haberine göre Yükselme seyrinde olan vaka sayılarının bayram sonrasında vakaların aratabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Aydın “Bayram sonrasında şuanda yedi binlerde olan vaka sayılarının böyle devam ederse 10 bini geçeceğini düşünüyorum. Bayramda kesinlikle, sarılmak, öpüşmek, bir araya gelmekten sakınmamız gerekiyor. Aynı ortamda, aynı yerde yiyip içmemek lazım. Kalabalık oluşturmak kesinlikle doğru değil” dedi.

Prof. Dr. Aydın, Kurban Bayramı’nda insanların bir araya gelmeyi azaltması gerektiğini belirterek “Bayram izni başladı. Müthiş bir hareketlilik var. Dağlarda, şehirlerde, kumsallarda hareketlilik var. Dolayısıyla insanların kurallara uyma oranı oldukça düştü. Sokağa çıktığımızda insanların yüzde yetmişi maskesiz. Bayram sonrasında şuanda 7 binlerde olan vaka sayılarının böyle devam ederse 10 bini geçeceğini düşünüyorum. Aşılamayı yapamazsak eskisi gibi kuvvetli dalgalar olmasa bile en az onun yarısı kadar bir pik bizi bekliyor. Oysa biz bu yazı iyi geçirerek sonbaharda okullarımızı açmayı, eski normalimize dönmeyi planlıyorduk. Bütün bunlar risk altındadır şuan. İnsanların daha dikkatli davranması gerekiyor. Bayramda kesinlikle, sarılmak, öpüşmek, bir araya gelmekten sakınmamız gerekiyor. İletişim araçlarıyla, dışarıda mesafeyi koruyarak görüşmelerimizi yapmamız lazım. Aynı ortamda, aynı yerde yiyip içmemek lazım. Kalabalık oluşturmak kesinlikle doğru değil. Maskeyi Sağlık Bakanlığı ve DSÖ çıkarın demeden çıkarmamak lazım. Bu bayramı da böyle geçirmek zorundayız. Pandemide ki tutumuz en kötü senaryoya göre yapılması lazım. Önlemler alınmalı ki hiçbir kayıp verilmesin” sözleriyle anlattı.

Bilim kurulunun verdiği aşı olmayan kişilerin kapalı alanlarda yapılan toplantı, davet ve maç gibi ekinliklere katılmasın önerisine katıldığını söyleyen Prof. Dr. Aydın, “Aşı olmayan kişiler kapalı alanlara girmesin. Eğer onlar aşı olmamakla özgürlük haklarını kullanıyorlarsa diğer insanların özgürlükleri ne olacak? Aşı olmayanların toplumda bir etkinliğe katılmamaları lazım. Bu hukuki olarak herhangi bir özgürlüğü kısıtlayıcı değil. Bir bulaşıcı hastalık var ve herkesi etkileyip ölüme getirebiliyor. Bilim dışı davranışların yapılmasını ben gayri hukuki buluyorum. Bunun bir özgürlük olarak tanımlanamayacağını düşünüyorum. Bazı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi aşı olmayan kişilere bazı yaptırımların yapılması gerektiğini doğru bir karar olarak buluyorum. Devletimizin de bu önerinin hukuki altyapısını oluşturmasını bekliyorum. Aşı karşıtlığını şiddetle kınıyorum. Aşı insan vücut bütünlüğüyle ilişkili bir durum değil. Başınız ağrıdığında aldığınız ağrı kesiciden hiçbir farkı yok. Türkiye’de ötenazi yasaktır. Ölümü kimse seçemez. Bu ötenaziyi seçmektir. Belki de bir başkasına vesile oluyorsunuz. Birinin aşı olmaması, virüsü başkasına bulaştırma şansı olması başkaları için de risk yaratıyor” ifadeleriyle kesinlikle kural koyulması gerektiğini kaydetti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir